Mutfağınız sayesinde kanserden yüzde 60 oranında korunabileceğinizin bilincinde misiniz ?
* Ailesinde özellikle meme ve kalın bağırsak kanseri olan kişiler; 20 yaşından önce kanserden koruyucu sebze-meyveleri, vitamin ve mineralleri tüketirse, yüzde 33 ile yüzde 60 arasında korunabilir.
* Mide kanserinden diyetle korunma oranı yüzde 60′a çıkıyor. Her gün brokoli, karnabahar, kıvırcık salata, beyaz lahana, kabak ve domatesin bol bol tüketilmesini tavsiye ediyoruz.
* Kansere sebep olan en önemli faktörlerden biri şişmanlık. Özellikle kalın bağırsak ve meme kanserlerinde büyük risk yaratıyor. Bu yüzden kırmızı etin kesilmesi, beyaz et, zeytinyağı ve soya gibi yağlarla beslenilmesi şart.
* Siyah üzümün, çekirdeği atılmadan bol bol tüketilmesinde yarar var. Kabuğunda ve çekirdeğinde ‘vesibretrol’ dediğimiz çok özel bir madde vardır, bu doğrudan doğruya kansere karşı vücudu korur.
* Yapılan araştırmalar; kekik, çörek otu ve keten tohumunun da kanserden koruduğunu gösteriyor.
* Bitkisel ilaçların, kanserin ilaç tedavisi sırasında kullanılmaması gerekiyor. İlaçlara direnci artırıyor.
* Kanser tedavisi sırasında zencefil, bulantı problemine karşı kullanılıyor.
* Papatyanın kanser hastalarının ağzında oluşan aftı önleyici bir etkisi var.
* Deve dikeni çiçeği, karaciğer hastalıklarında yıllardır kullanılıyor. Bugün görüyoruz ki; karaciğer kanserlerini tedavi edebiliyor, tümörleri küçültebiliyor.
* Isırgan yıllardır kanser tedavisinde kullanılıyor. Ancak kökü yararlı. ABD’de kökü ilaç haline getirildi.
* Meyve suyunu ihmal etmeyin. Havuç suyu, nar suyu, domates, ev yoğurdu, peynir, kayısı, siyah üzüm, brokoli, kırmızı ve beyaz lahana, karnabahar, kıvırcık salata, semizotu, şalgam suyu, acı biber, keten tohumu, çörekotu, muz, ananas, soğan ve özellikle de sarmısak kanserden koruyor.
SARMISAK İLAÇ GİBİ
* Sarmısak, kanser riski bulunanlar için yararlıdır. Ancak kanser nedeniyle cerrahi bir girişim olacaksa, ameliyattan 7 gün önce sarmısak kullanımı kesilmelidir.
* Kanserle ilgili gerçekleştirilmiş 30 kadar çalışma incelendiğinde; sarmısak ve soğan tüketiminin kanserden ölüm oranlarını azalttığı sonucuna varılmıştır.
* Japonya’da 41 bin kadında yapılan bir çalışmada; haftada bir gün sarmısak tüketen kadınlarda 5 yıl sonunda kolon kanseri vakalarında yüzde 35′lik azalma olduğu görüldü.
* Sarmısağın enfeksiyonlara karşı etkinliği de büyüktür.
* Soya ve soya ürünlerinin daha fazla tüketildiği Asya ülkelerinde meme kanseri daha az görülür. Bazı araştırmalar da soya ürünlerinin meme kanseri riskini azalttığını göstermiştir.
* Bununla birlikte meme kanseri olan kadınlar, soya ürünleri ve soya yağını fazla tüketmekten kaçınmalı. Tedavi sırasında soya tozu ve soya sütü gibi konsantre ürünler yararlı değildir
YEŞİL ÇAYIN BİR FAYDASI DAHA:
Uzmanlar, düzenli yeşil çay tüketiminin diş ve dişetlerinin sağlıklı olmasını sağladıklarını söylüyor.
Newkarela isimli web sitesinde yer alan habere göre, çalışmada 940 erkeğin dişeti sağlığı analiz edildi ve düzenli olarak yeşil çay içen erkeklerin dişetleri daha az içenlere oranla daha sağlıklı olduğu tespit edildi.
Amerikan Periodontoloji Akademisi’nin resmi yayını olan Periodontoloji dergisinde yayınlanan çalışmanın yazarlarından biri olan ve Japonya’daki Kyushu Üniversitesi’nde görevli Dr. Yoshihiro Shimazaki, “Yeşil çayın sağlığa yararı uzun süre zihinlerde tartıldı. Meslektaşlarımla beraber yeşil çay tüketiminin dişeti sağlığı üzerindeki etkisini araştırdık. Özellikle dişeti sağlığı ile genel sağlık arasındaki bağlantı üzerinde etkisini dikkate aldık” dedi.
Yeşil çayın içerisindeki katesin maddesi ağızdaki bakterilerin yok olmasına yardımcı oluyor.
Dişeti hastalığı, dişetlerini ve dişlerin kemik desteğini etkileyen kronik inflamatuvar hastalıktır ve diyabet, kalp ve damar hastalıkları gibi diğer hastalıkların ilerlemesiyle bağlantılıdır.
Texas Üniversitesi Sağlık Bilimi Merkezi’nden Dr. David Cochran, “Peridondistler sağlıklı dişetlerinin sağlıklı bir vücuda sahip olmada çok önemli olduğuna inanıyorlar. Dişeti sağlığını desteklemek için düzenli yeşil çay içilmesi gibi basit yollar bulmak çok önemli. Dişeti sağlığının genel sağlığa yararları da zaten biliniyordu” diye konuştu.
DİŞ SAĞLIĞI:
Dişlerinizi doğal yöntemlerle korumaya yardımcı olabilirsiniz. Üstelik bu besinler öyle zor bulunacak türden de değil. İşte o besinler:
1. Kereviz: Kereviz dişlerimizi iki yolla korur. Kereviz extra çiğnememizi gerektiren bir yiyecektir bu da ekstradan tükürük salgılamamıza ki bu da çürüklere neden olan bakterileri etkisiz kılmamıza yarar sağlar. Buna ilaveten lifli ya da sert yapıda ki doğal yiyecekler dişetlerine masaj yapar ve diş aralarını temizler.
2. Peynir: Peynir dişleriniz için birden çok yarar sağlar. İlk olarak ağzınızın PH dengesini ayarlamaya yardımcı olur. Aynı zamanda çürüklere karşı koruyup, yeni çürükler olmasını engellediğini belirten Diş Hekimi Mehmet Zahid Kazandı şekerli gıda alındıktan sonra yenilecek bir parça peynirin, şekerin dişleri çürütme etkisini giderme açısından son derece önemli olduğu ilave ediyor.
3. Yeşil Çay: Yeşil çayda bulunan katesin maddesi ağızdaki bakterilerin yok olmasına yardımcı olurken aynı zamanda kansere karşıda etkili oluyor Dolayısıyla ağız kanserlerine karşıda etkili bir maddedir. Bu madde aynı zamanda kötü ağız kokusuna neden olan bakterileri de ağızdan uzaklaştırmaya yardımcı olur.
4. Kivi: Vitamin C eksikliği dişetlerinizi hassaslaştırabilir, bakterilere karşı daha dirençsizleştirebilir. Bu durumda da periodontal rahatsızlığa yakalanabilirsiniz. Bu durumla karşılamamak için yeterince C vitamini almalısınız ve bunun içinde kiviyi seçebilirsiniz çünkü kivi diğer meyvelere göre daha fazla vitamin C içerir
5. Yoğurt: Kalsiyum açısından zengin olan yoğurdun dişlere olan faydaları saymakla bitmez. Kalsiyum periodontal rahatsızlığı olan kişilerdeki diş kökleri iltihaplı cep sayısını azaltır. Kalsiyum, periodontal rahatsızlık dolayısıyla oluşmuş sallantılı ve gevşek dişleri iyileştirmede yardımcı olur. Kalsiyum, diş kayıplarını önlemeye yardım eder. Eğer sizde diş sağlığınızı düşünüyorsanız, kalsiyum deposu olan yiyecekleri tercih edin.
6. Maydanoz: Ağız kokusuna neden olan yiyecekleri tükettikten sonra biraz maydanoz çiğnemek hoş bir ağız kokusuna sahip olmanıza yardımcı olacaktır. Bu sayede ise kötü ağız kokusu maydanoz sayesinde hoş bir kokuya dönüşür.
7. Çilek: Çilek dişlere ve dişetlerine iyi gelir. Aynı zamanda diş taşlarından doğal yöntemle kurtulmanın formülünü taşımaktadır. İçinde bulunan çeşitli asitler diş diplerinde biriken taşları eritir. Diş taşlarının oluşumunu engeller.
8. Kuru Yemişler: Kuru yemişler ve çekirdekler dişi kaplayarak bakterilere karşı koruyucu bir tabaka oluşturan doğal yağlar içerirler. Bu yağlar diş minesinin güçlenmesine yardımcı olarak çürümelere karşı daha dayanıklı olmasını sağlar ve çekirdekleri de kalsiyum içerir.
9. Elma: Elmanın kabukla yenilmesinin bir yandan dişlerin kuvvetlenmesini sağlarken bir yandan da içerisindeki maddelerle dişleri temizlediğini aktaran Kazandı, “Elma, havuç gibi meyveleri ısırarak yenilmesini tavsiye ederim” diye ekledi.
10. Balık: Balığın içeriğindeki fosfor, kemik ve diş dokusunun teme maddelerinden bir tanesidir. Bunlarda dişleri sertleştiren fosfor bulunmaktadır. Dolayısıyla daha sağlıklı dişler için haftada bir kez balık tüketilmelidir.
BAL ÖKSÜRÜĞE İİ GELİYOR:
Amerika’da gerçekleştirilen tıbbi bir araştırmada, akşamları bir kaşık bal yemenin çocukların öksürüğüne iyi geldiği ve daha iyi uyumalarını sağladığı belirlendi. Araştırmayı yürüten ekibin başkam olan Pennsylvania Eyalet Üniversitesi Tıp Fakültesi Profesörü lan Paul, “Araştırma sonucu diyebiliriz ki, ninelerimiz, dedelerimiz haklıymış.” diye konuştu. Uzmanlar, 6 yaşından küçük çocuklarda, öksürük ilaçlarının kullanılmasının riskli olduğu uyansı yapıyor. Son araştırmalarda da risk ihtimalini güçlendiren bulgulara ulaşılması, bazı ilaç firmalarının çocuklara yönelik öksürük ilaçlarını piyasadan çekmesine sebep oluyor. Alternatif arayan anne ve babalara ise doktorlar, nine ve dedelerin dinlenilmesi tavsiyesinde bulundu. Buna göre, akşamlan yatmadan önce bir kaşık bal yenilmesi çocuklarda soğuk algınlığı ve öksürüğe iyi geliyor. Ancak uzmanlar, 1 yaşından küçük bebeklere ise, zehirlenmeye sebep olabileceği gerekçesiyle kesinlikle bal verilmemesine de vurgu yapıyor.